28 Günde Sıfır Atık Yaşama Giriş

En son güncellendiği tarih: 28 Oca 2019

28 Günde Daha Sade Bir Yaşam serisinden sonra şimdi sıra Sıfır Atık serisinde. Benim de hazırlarken bol bol okuduğum, her bir öneride kendime ben bunu yapabilir miyim ya da yapar mıyım diye sorduğum bir seri bu.  Benim için, minimalizm sadece evdeki eşyaların sayısıyla ölçülmediğinden; hayatı sadeleştirirken bu sadeliği daha geniş çapa yaymak gerektiğine inandığımdan blogda ve Instagram'da fark ettiğiniz üzere sıfır atık konusuna ilgiliyim.  Hem kendim öğrenmek hem de farkındalık yaratmak adına bu sefer böyle bir seri düşündüm. Kendimi ortalama bir tüketici olarak düşünerek beni de konfor alanımın dışına çıkaracak ve biraz çaba ile hayata geçirebilecek öneriler topladım. Henüz çöplerden kompost yapma, bir ay sonunda toplam çöpümün sadece 1 kavanoza sığması gibi hedeflerim yok. Yolun başında olarak amacım küçük ama etkili değişiklikler yapmak.  (detaylar aşağıda ama bu galeriden de gün gün görselleri indirebilirsiniz)



Gelelim ilk hafta önerilerine: 




  1. Yanınızda hep bir bez torba taşıyın.: En basit öneri ile başlamak istedim. Bez çantalar artık hem çeşit çeşit satılıyor hem evde dikmesi kolay hem de bir çok markanın favori promosyon ürünü. Atın çantanıza, arabanıza bir tane. Günlük alışverişleriniz için plastik torbayı bununla değiştirin.

  2. E-faturaya geçin: Elektrik vs faturalar, ev telefonu, cep telefonu fatura ve dökümleri, banka extreleri .. E-versiyona geçin: Bazı firmalar e-faturayı desteklemek için indirim bile veriyor. Çünkü yarattığı kağıt israfının yanında şirketler için de kargo vs bir sürü masraf doğaya da boşa karbon ayak izi E-faturayı destekleyen tüm hizmetlerde bu yolu seçin. PDF’leri bilgisayarınızda saklarsınız.

  3. Alışveriş yapmadan önce mutfağa iyi bir bakın; sonra çöp olabilecek gereksiz alışverişten kaçının: Zaman kısıtlı ve her şey acil ama plansız yapılan alışverişler de mutfakta büyük oranda ziyana yol açabiliyor. Buzdolabı üzerinde bir liste tutmak, malzemeler bittikçe buraya not almak ve alışverişe planlı bir şekilde gitmek kesinlikle olumlu bir fark yaratacak.

  4. Hayır demekten çekinmeyin. Eve paket yemek söylediyseniz plastik çatal bıçağa ve poşet tuz&bibere; meyve syu, meşrubat vs içerken plastik pipete; eczane, parfümeri vs küçük alışverişlerde verilen poşetlere; küçük boy şampuan vs gibi promosyonlara “hayır” diyin.

  5. Hediyelerinizi kendiniz doğal yollarla kaplayın: Tabii ki ilk tercih minimalizm/sadeleşme kapsamında da söylediğimiz gibi deneyim hediyeleri amaaa siz gerçekten işe yarayacak bir hediye aldığınıza, bir ihtiyaç ya da isteği karşıladığınıza inanıyorsanız o zaman bu hediyeyi en doğal nasıl kaplarsınız ona bir bakalım.(Burdan sevgililer günü için olan yazıya ulaşabilirsiniz) İlk öneri tekrar kullanılabilir bir ürün kullanmak; mesela bir bez çanta, yeni bir kurulama bezi,bir şal/fular ya da peçeteye sarıp, bir kalın iple bağlayıp dal gibi doğal bir süsleme ile de son dokunuşu yapabilirsiniz. Hem böylece ambalajın kendisi de bir hediye olmuş olur. İkinci bir öneri ise elinizde olan malzemeleri değerlendirmek, belki bir karton poşet, bir gazete/dergi sayfası ya da temiz bir kese kağıdı gibi. Evde belki parça kumaşlarınız varsa onları da değerlendirmek mümkün. Final dokunuş içinse yine güzel bir ip ve biraz dal ve/veya kuru çiçek. Eğer kumaş kullanırsanız. Furoshiki isimli japon kumaş katlama sanatı size yardımcı olabilir. Siz yine de deneyim hediyeleri nelerdi derseniz; , hamilelereyeni anneleresevgilileredoğaseverlere veya genel olarak sizin kafada olup sizin vereceğiniz minimalist bir hediyeyi kıyafet, aksesuar vs şeylere tercih edenlere göre ve son olarak yenilebilir hediyelere dair öneriler için cümledeki kelimelere tıklayın: ) .

  6. Poşet çay yerine yaprak çay tercih edin. Günde ortalama 5 bardak çay içen kişi her gün yaklaşık 13metre delikli kağıt tüketiyor (gaiadergi verisi) üstelik hala kullanılan kağıt ve ipliğin güvenirliği de sorgulanıyor. İster siyah çay çay ister bitki çayı nerdeyse hepsinin yaprak halini hem marketlerde hem de aktarlarda bulmak mümkün. Zaten iyi bir aktarınız varsa kuru gıdayı (kuruyemisten pirince bakliyata vs) "bulk" yani dökme/ açık olarak almak elinizde

  7. Kendi yoğurdunuzu yapın: Kendi yogurdunu yapmak genellikle bir evde bebek doğunca akla gelir. Oysa dışardaki fabrikasyon yoğurtlar ne yazık ki ne beslenme değeri olarak uygun (haftalarca ekşimeyen ürünlerden konusuyoruz) ne de çöpsüz hayata geçiş için. Üstelik kavanozda yogurt mayalamak oldukca da pratik. Sadece yoğurt değil güvenilir kefir tanesi edinerek kendi kefirinizi de yapabilirsiniz.



8. KAĞIT VE PLASTIK BARDAK KULLANIMINI AZALTIN

Sanıldığının aksine kağıt bardaklar daha ekolojik değil , birçoğu plastik kaplama ile kaplı. Plastikte ise sıcak bir sey içmek zaten cok zararlı. Yapabilecekleriniz var: Dısarda bir yerde oturacak ve bir şeyler içeceksiniz cam bardak  ya da kupaları var mı diye sorun. Örneğin Starbucks'ta gayet güzel kupalar ve fincanlar var :) alıp cıkacaksanız yanınızda tasıdıgınız bir termosunuz olsun. Ofiste kendi kupanız olsun.

9. KIYAFET, ÇANTA AYAKKABI... BUNLARA IYI BAKIN VE BASIT TAMIRAT IŞLERINI ÖĞRENİN:  Tekstil sektörü oldukca hızlı gelişip değişiyor ama siz bir minimalist ve simdi de çevreye daha duyarlı biri olarak eminim ki daha dayanıklı, kumaşı sizin için daha sağlıklı alternatifler peşindesiniz. Bu kıyafetlere bir de iyi bakmaya özen gösterme zamanı. Basit tamirat ögrenmek ya da bilen akraba/arkadaslarla iyi gecinmek; bir dügmesi koptu diye bir gömlek/bluzdan vs vazgecmemek, ayakkabılarımızı boya, taban tamiri vs ile daha uzun kullanmak hem sevdiğimiz eşyaları daha uzun hayatımızda tutmamızı sağlar hem de çevreye ve cüzdanımıza faydalı olur: ))


10. PAKETLI GIDALARI TERCIH ETMEYIN. BIR İKİ BASIT TARIFLE KENDI ATISTIRMALIKLARINIZI YAPIN. :

Tatlı seviyorsanız yulaf ezmesi, yoğurt, kuru meyvelerle basit ve sağlıklı kurabiyeler yapmak mümkün, ya da tuzlu atıstırmalıklar. Glutensiz ya da unsuz ya da şekersiz... Artık çeşit çeşit tarife ulaşmak çok kolay. Bunları yapın ve tekrar kullanılabilir kaplarda (buzdolabı poseti değil:)) yanınızda taşıyın, ofise/okula götürün. Ya da yanınızda taze / kuru meyve, kuruyemis taşıyın. Kan şekeriniz düştüğünde o açlıkla kendinizi markete atmayın Biliyorsunuz, Kahve Dünyası gibi yerlerden.çikolatayı bile açık almak mümkün.


11. MEYVE ISRAFININ ÖNÜNE GEÇIN

Dolapta kötüleşen meyvelerinizden meyve suyu, reçel yapabilirsiniz. Fazla aldığınız ya da eve gelince yemek için fazla ezik vs olduğunu düşündüğünüz meyveleri mutlaka değerlendirin. Meyve suyu yapacaksanız biraz sebze ekleyerek şekerini azaltabilirsiniz. Internette bir sürü tarif , sebze&meyve eşleşmesi mümkün  İyi yıkanmış meyveleri kabuğuyla yiyin ya da sıkın, reçelini yapın.

Portakal kabuğu, limon kabuğu: bunları rendeleyerek kek, kurabiye hatta salatalara katabilirsiniz. Ya da serit serit keserek ev yapımı temizlik malzemelerine katabilirsiniz.

Karpuz kabuklarından tursu kurabilirsiniz.

Nar kabuklarından doğal boya elde edebilirsiniz.

Vee geriye kalan kullanamayacagınıza inandığınız meyve artıklarını kompost yapabilirsiniz. Kompost hakkında detaylı bilgi için tıklayın.


12. SEBZE ATIKLARINI DEĞERLENDİRİN: 

Hep et/tavuk suyu olacak değil ya, bu sefer de sebze suyu yapıyoruz. Sebzelerle yemek hazırlarken iyi temizlenmiş parçalarını saklayın. Biberlerin tepesi, soğanın pörsümüş olan ilk dış katmanı (hatta iyi yıkandıysa kabukları bile), havucları iyice yıkadıktan sonra hep soyup attığımız o dıs kısımları.. bunları yemek yaparken elinize geçtikçe ayırın ve buzlukta tuttuğunuz bir kapta biriktirin. Kabınız yeteri kadar dolunca güzelce kaynatıp sebze suyu hazırlayın. Süzdüğünüz sebze parçaları hem daha küçülmüş olacak hem de aldığınız sebzeleri sonuna kadar kullanmış olacaksınız.


13. KAHVESEVERLER BUGÜNKÜ ÖNERI ÖZELLIKLE SIZIN IÇIN, KAHVENIZI DEMLEYIN:

Bugün kapsül ve 2si 3sü 1 arada olan kapsül ve paket kahvelere hayır diyoruz. 

Türk kahvesinin bile kapsüllü olanı çıktı malum. Hazır kahvelerse uzun zamandır 2li 3lü olarak karışım paketlerde satılıyor. Üstelik bu karısım kahveleri evleri için alanlar var, 1 kaşık kahve ile bir miktar süt ve şekeri bile karıstırmak istemiyoruz bazen, çünkü hazırı var. Klasik ya da elektrikli cezveler, Filtre kahve makinesi, french press, moka pot... Tercihiniz çekilmiş kahveyi tercih edin. DIşarda kahve aldığınızda zaten plastik ya da kağıt bardakta içmiyorsunuz değil mi: )

14. KÜÇÜLTÜN: EZIN KATLAYIN, KIVIRIN:

Eğer %100 çöpsüz hayata geçmediyseniz hala bazı ambalaj atıklarınız oluyordur, peki onları geri dönüşüme nasıl atıyorsunuz? Burda çöpsüz hayat savunucuları "geri dönüşüm torbalarının" minimumda kullanılması için attığınız ambalajın küçültülmesini öneriyor. Plastikleri ezin, karton ya da kağıt ambalajları katlayın, kıvırın. Ve geri dönüşümü kullanın.



15. YEMEGE CIKTIĞINIZDA (GEREKECEKSE) KENDİ MALZEMELERİNİZİ GÖTÜRÜN:

Bugün konfor alanımızın dışına çıkıyoruz. Çöpsüz hayat akımına geçmek bazı utangaçlıklarımızın önüne geçmemizi gerektiriyor.  Acaba ne derler diye düşünmeden rahatça hareket ettiğimizde hayat daha kolay olacak. Bugünkü öneri de bunu gerektiriyor. Dışarda yemeğe giderken gerekiyorsa 

Eğer fastfood yemeye gidecekseniz belki bardak ya da çatal/bıçaginizi kendiniz götürebilirsiniz.

Yanınızda bir saklama kabı olursa kalan yemekleri onların plastik ya da alüminyum kaplarında degil kendi kabınızda geri götürebilirsiniz.

Bir de  ordaki kağıt peçeteleri kullanmak yerine kendi peçetelerinizi de götürebilirsiniz. İnsan yemek yerken kağıt pecete varsa biraz daha "hunharca" kullanabiliyor.

Konfor alanımızdan çıkmayı gerçekten zor buluyoruz, bu öneriyi %65 oranında herkes zor bulmuş, ben bunun asıl nedeninin “ne derler duygusu” olduğunu düşünüyorum.


16. ALUMINYUM FOLYO KULLANMAYI BIRAKIN:

Alüminyum folyo kullanımını hem çöp yaratması bakımından hem de gıdayla temas halinde ısındığında zarar verdiğinden dolayı bırakmalı en azından azaltmalıyız. genelde tart, börek gibi şeyler pişirilirken üstü yanmasın diye folyo ile kaplanır, bunun yerine kalın bir payreks kapak koymak da iş görüyor. Piknik vs gezilerde bazen sandvicler de folyo ile sarılabiliyor kolaylık olsun diye, bunun sağlığa zararı olmasa da direkt çöp. boyle durumda ise sandvicler kumas bir peceteye sarılıp sonrasında da peçete el-ağız temizliği için kullanılıp dönüşte de yıkanarak çöp cıkarmadan gün bitirilebilir.

17. KENDI YEMEĞINIZI TAŞIYIN

Eğer sürekli olarak dışarda yemeniz gerekiyorsa hem çöpsüz hayata hem de bütçenize uygun bir çözüm yemeğinizi evden götürmek. Kavanoz salatalar bunun için biçilmiş kaftan. İçine mercimek, nohut, makarna, pirinç, kinoa, kuruyemişler, peynir vs koyarak zenginleştirdiğiniz salatanız oldukça da doyurucu olacak ve sizi ısıtma derdinden kurtaracaktır. Aynı şekilde meyve ve kuruyemişlerinizi de yanınızda taşıyabilirsiniz.

18. UPCYCLE / İLERİ DÖNÜŞÜME BIR ŞANS VERIN:

Elinizdeki bunlarla ne yapsam dediğiniz eşyalara, ambalajlara ve eskiyen / yırtılan / kırılan şeylere ileri dönüşümle bir şans daha verin.

Saksıya dönen eski paslı bir demlik, temizleyip içine spagetti koydgunuz bir Pringles kutusu (artık paketli almıyoruz ama evde son kalan paleti değerlendirelim diyene:)  ), kalemlik olan kupa: bunlar en basitleri. Daha neler yapabilirim derseniz Pinterest upcycle yazınca size sonsuz öneriler çıkarıyor.  19. EKMEĞINIZI ALIRKEN BEZ ÇANTA KULLANIN

Ekmeğinizi nerden alıyorsunuz? Fırın, bakkal, market? Eger halihazırda paketlenmis ekmeklerden almıyorsanız bir dahaki sefere ekmeğiniz için yanınızda temiz bir bez torba götürün, ekmeği içine koydukları kağıt ya da naylon poset yerine sizin bez torbanızı kullansonlar.

Hatta pastaneden alacagınız şeyler için de bez torba ya da saklama kabı götürebilirsiniz. Dağılmayacak kücük kek, kurabiye gibi seyleri yine rahatlıkla torba ile alabilir, çikolatalı ya da krema kaplamalı vs şeyler için saklama kabını rahatlıkla kullanabilirsiniz. 20.STREÇ FILM KULLANMAYIN

Hayatımıza girdiği günden beri rahatlığına hemen alıştığımız ve belki de nasılsa hem ucuz hem erişimi kolay diye bol bol kullandığımız bir başka ürün de streç filmler. Kalan yemekleri kaldırırken ya da buzluğa bir şey atarken, yanımızda sandvic vs taşırken eminim ki çok pratik. Ama tekrar tekrar kullanılamıyor ve direkt çöp oluyor. Bir kereliğine saklama kaplarına yatırım yaparak streç film kullanımını azaltabilir hatta bitirebilirsiniz. Özellikle evde biriken kavanozlar bu konuda yardımcınız olabilir.

Ya da balmumu içeren saklama kağıtları da kullanabilirsiniz.

21. İYİ BIR SU FILTRESINE YATIRIM YAPIN Aranızda direkt musluktan su içen kaç şanslı var bilmiyorum ama biz İstanbul'da uzun zamandır musluktan su içmeyi bıraktık. Alternatifler belli: evde sık sık tüketimi varsa 19lt'lik sular alınıyor. Cam damacana hem pahalı, hem her yerde bulunmuyor, ağır... Ne yazık ki her eve ulaşmıyor. Klasik plastik damacanaların ise hem bir ömrü var hem de temizliği soru işareti,üstelik tek kullanımlık yeni sistem olan pet damacanalar da direkt çöpe (iyi ihtimalle geri dönüşüme) gidiyor. Güveneceğiniz bir su arıtma filtresi hem uzun vadeli pratik bir çözüm olacaktır hem de yaptığınız yaptığınız yatırımı kısa sürede çıkaracaktır.



22. KENDİ DONDURMANIZI YAPIN: Daha önce kendi atıştırmalıklarınızı yapın diye önermiştik. Bugünkü öneri de kendi dondurmanızı yapmak üzerine. Hem sahlepli ya da meyve bazlı çok güzel dondurmalar hem de şekersiz damak tadını kandırmalık “nicecream” diye arayıp bulabileceğiniz çok güzel tarifler var. Üstelik bunları yapmak için gereken setler de birçok yerde ve uygun fiyata bulunuyor.  Benim en kolay bulduğum tarif: muzu dilimleyip buzlukta birbirine yapışık olmadan dondurup blenderdan geçirmek. Çok güzel de bir kıvamı oluyor.  Sizin de kendi dondurma tarifleriniz var mı? 23.MAKYAJ TEMIZLEME PAMUĞUNUZU KUMAŞTAN YAPIN Kadınların günlük olarak kullandığı şeylerden biri de makyaj pamukları.  Peki bunların da tekrar kullanılabilir versiyonları olduğunu biliyor muydunuz? Yurtdışı sitelerinde el yapımı ya da fabrike olarak setler satılıyor ama evde de yapabilrsiniz.  Yumusak bir kumastan parca kesip kenarlarına bir dikiş geçerek kendi yıkanabilir göz temizleme pedlerini yapmak elinizde.

24.YEMEK ARTIKLARINI DEĞERLENDIRIN Daha önce yemek konusuna sebze suyu cıkarmak ve meyveleri değerlendirmek ile bir giriş yapmıstık.  Bugünkü öneri ise yemek israfı yapmamak. Tabii ilk kuralı planlı sekilde alısveriş yapmak ama artan yemekler için de yaratıcı olmak bunun ikinci adımı. Aslında kültürümüzde de yemek çok değerli olduğu için annelerimizden bize geçen bir değerlendirme kültürü var. Artan makarnadan salata yapmak, kurumuş ekmeklerden çorba için kıtır yapmak, kalan haşlanmış sebze-tavuk-et-balık parçalarını çorba içinde değerlendirmek... bunlar benim ilk aklıma gelenler.  Siz kalan yemekleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

25. KUMAŞ PEÇETE KULLANIN:  Eskiden evimizde misafirleri kumaş peçete ile ağırlardık. Şimdi tabii ki kolaylık, desen çeşitliliği vs derken kağıt peçeteler onların yerini aldı. Evde güzel bir peçete setinizin olması sıfır çöp hareketinin yanı sıra masanıza da şıklık katacaktır. Dışarıya yemek taşıdığınızda da bir kumaş peçete çok işinize yarayacak. Sizi kağıt peçete, havlu kağıt kullanmaktan kurtaracak. 26.ELİNİZDE PLASTİK POŞET VARSA TEKRAR TEKRAR KULLANIN:   Bu, buzdolabı poşeti de olabilir market poşeti de. Kuru şeyler taşıdığınız poşetler tekrar tekrar kullanışabilir. Mesela işe buzdolabı poşetinde badem getirdiniz, badem bitince poşeti atmayın. Ertesi gün de içine mesela fındık koyabilirsiniz. 27. BEZ ÇANTA DIŞINDA ALIŞVERIŞ IÇIN KÜÇÜK BEZ YA DA FILE ÇANTALARINIZ OLSUN.  Artık bez çanta taşımayı alışkanlık haline getirdiysek sıra küçük bez ve file çantalarda.  Marketlerde rulo seklinde plastik poşetler olur sebze/meyve standları için, işte kendi daha küçükçe çantalarınız olursa meyvelerinizi bu poşetler yerine kendi getirdiğiniz bez ya da file çantalara koyabilirsiniz. sonra da bunları daha büyükçe olan bez çantanızda taşırsınız  : ) . Semtinizde aktar varsa açık (bulk) şekilde kuru gıdalarınızı da temin edebilirsiniz. Kuruyemişçiler de aynı şekilde bulk denilen açıkta olan ürünlerden alım için çok uygun mekanlar



28. KENDİNİZİ ZORLAMAYIN, HER KÜÇÜK BAŞARIDAN MUTLU OLUN: Bu 4 hafta boyunca kimi zor kimi kolay 27 tane öneri paylaştım. Ama başlangıç amacımızı unutmadım. Bu seriyi takip eden kimsenin Lauren Singer ya da diğer hayatını yılda sadece 1 kavanoz çöp çıkaran Sıfır Atık önderleri gibi olmasını beklemiyorum. Benim ilk amacım bir farkındalık yaratmaktı. 

Bugün önerilere tekrar baktım da aslında çöpsüz hayat biraz da annelerimizin ananelerimizin gençliklerinde yaşadıkları hayat. Biraz nostaljik bile sayılabilir bu öneriler. Ama birini bile benimseyip hayatınıza katsanız gerçekten fark yaratacak şeyler. 

Bonus: artık Türkiye'de de kolaylıkla bulunan Bambu diş fırçalarını tercih edin.


Sıfır atık konusuna ilginizi çekebildiysem o zaman sizi sıfır atık etiketli diğer yazılara göz atmaya çağırıyorum.



Sıfır atık yaşama başlama listesi



2,740 görüntüleme

© 2023 by Design for Life.

Proudly created with Wix.com