Zamanında birikim yapmak varmış

Annem ilk çalışmaya başladığımda “Kızım her ay kenara bir çeyrek altın koy” demişti, ben tabii bir iki ay gerçekten de bunu yapsam da sonra siz diyin gençlik ben diyeyim evlenen, çocuklanan arkadaşlar annemin altın biriktirme öğüdü yalan oldu. Hatta bunu Ege ile yaptığımız Para videosunda da anlatmıştım. O videodan aldığım bir parçayı Instagram’da paylaştığımda umduğumdan fazla ilgi gördü. Hele “Sizin de ah ben neden büyük sözü dinlemedim dediğiniz anlar var mı” sorusu hepimizin içini dağladı. Meğer bu ulusal anne nasihatımızmış.


Açıkçası şimdiki aklımda olsa ilk maaşımdan itibaren kenara para koyardım. İlla çeyrek altın olmasına gerek yok (ki şimdiki fiyatına bakmamak lazım, ilk işe başladığım 2006-7 gibi çeyrek altın her ay alınabilir bir şeydi) . Bugün işe başlasam her ay 100 TL’den fazla bir parayı kenara koymaya niyet ederdim maaşım ne kadar olursa olsun. Çünkü 1 >0. Ama geç değil. Aklımız başımıza geldiği andan itibaren harekete geçmeli. Hadi birikim yapmaya başlıyor muyuz?

Bir kısım benim gibi annesini dinlemeyip altın almadığına dert yandı, altını geçtim bari döviz biriktirseydik diyenler vardı.

Sadece anneler değil babalardan da geliyormuş benzer öneriler, birisi ise babasının taksitle araba alma önerisini reddettiğine oldukça pişmandı.

Annesini dinleyenler de çıktı elbet, hatta o altınlarla ev alanlar ya da evlenince evini düzenler vardı. Hatta bir kişi anne olunca biriktirmeye başlamış ve biriktirdiği altınlarla çocuğu ehliyet alınca ona araba almış.

Bence şu da oldukça yatırımcı kafası: 20 yaşındayım devletin verdiği üniversite öğrencileri için KYK kredisi ile altın aldım, şu anda hem kredi borcunu ödüyor hem de üstüne fazladan elime para kalıyor.

İlk işe başladığında çeyrek altının fiyatını hatırlayanlar vardı, mesela 2001’de çeyrek altın sadece 23 TL imiş desem size.

Daha güncel bir yöntem olarak bireysel emeklilik de öneriler arasındaydı, hatta bireysel emekliliğe giren orda bir süre geçiren ve tazminatını alan bile takipçimiz vardı.

Peki biraz nostalji? Parasını biriktirip mark alıp biriktiren o marklarla telefon alan (yine bir parantez gerekli, cep telefonları ilk çıktığında yeni bir teknoloji oldukları için gerçekten çok pahalılardı) bir takipçi sayesinde “A evet mark diye bir şey vardı” diye hatırladık, hatırlamayanlar ise Google’a başvurabilir.

Çok gelen bir sitemkar yorum da çeyiz hazırlarken ya da kıyafet alışverişine giden paralardı. Şimdiki aklım olsa diyenler ve çeyiz baskısına baş kaldıranlar da az değildi.

Evet siz bu yorumların hangi tarafındasınız?

Biriktiren mi, pişman olan mı?

369 görüntüleme1 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör